Şanlıurfa’da iptal edilen konserler için ortak tepki!
Şanlıurfa’da 25 Nisan ile 3 Mayıs tarihleri arasında düzenlenmesi planlanan Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali kapsamındaki konserlerin iptal edilmesine yönelik ortak bir basın açıklamasıyla tepki gösterildi.

Yapılan basın açıklamasına; DEM Parti Meclis Üyesi Ahmet Bozan Doğantürk, Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi Serhat Gerger, Konuk Evleri Dayanışma Derneği Temsilcisi Ömer Dursun, MÜZSAN Federasyonu İl Temsilcisi Tekin Tatar, CHP İl Başkanlığını temsilen Çetin Hayırlı, Turizm Profesyonelleri Derneği Temsilcisi Hacı Birsen, ŞUTUDER Derneği Temsilcisi Ali Canbek, Turist Rehberleri Oda Başkanı Kamil Türkmen, Metod Turizmciler Derneği Temsilcisi Mehmet Alabaş, URBİD Başkanı Mehmet Aslan, Göbeklitepe Kültür Sanat Derneği Temsilcisi Mustafa Deniz Doğan ve Sanat Tarihçilerini temsilen İbrahim Sarıs katıldı.

Basın açıklamasına katılan STK temsilcileri adına konuşan Turizimci Ömer Ademoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Son günlerde Şanlıurfa’da gerçekleştirilmesi planlanan kültür ve sanat etkinliklerine yönelik yapılan çağrılar ve yayımlanan metinler, iyi niyetli bir hassasiyetin ötesine geçmiş; açıkça bu şehrin gelişimini, ekonomisini ve sosyal hayatını hedef alan bir anlayışa dönüşmüştür.
Şanlıurfa UNESCO City of Music kimliğini almışken ve uluslararası alanda şanlıurfa bu prestijli organizasyona hak kazanmışken yapılan bu iptal girişimi dünya çapında alınmış bu ödüle vurulmuş en büyük darbedir.
Sessizliğe Red, Kültüre Davet
Acılar üzerinden siyaset üretmek, toplumun duygularını kullanarak kültürü ve sanatı hedef göstermek; ne vicdanla ne de akılla bağdaşır. Bu şehirde yas da tutulur, hayat da devam eder. Bunu karşı karşıya getirmeye çalışanlar, Şanlıurfa’nın ruhunu anlamamaktadır.
Öncelikle herkes şunu bilmelidir:
Şanlıurfa; acıyı da bilir, sabrı da… Ama hiçbir zaman hayatı durdurmayı, kendini karanlığa hapsetmeyi kabul etmez!
Şanlıurfa; sadece taşın ve toprağın değil, insanlık tarihinin başladığı, müziğin yankılandığı ve hoşgörünün harmanlandığı kadim bir başkenttir. Kültür Yolu Festivali’nin iptal edilmesi, sadece bir etkinlik takviminin silinmesi değil; bu kadim şehrin nefes damarlarından birinin kesilmesidir.
Bizler, bu toprakların evlatları ve kültürün taşıyıcıları olarak ilan ediyoruz ki:
Kültür Bir Lüks Değil, Haktır
Sanat ve kültür, toplumun sadece “iyi günlerinde” başvurduğu bir eğlence aracı değildir. Aksine, zor zamanlarda bir sığınak, yaraları sarmak için bir merhem ve bir arada durmamızı sağlayan en güçlü bağdır. Urfa halkını bu haktan mahrum bırakmak, şehrin ruhunu sessizliğe mahkûm etmektir.
Sanat Erdemdir, Kaos Değildir
Festivalin iptal gerekçesi ne olursa olsun, bilinmelidir ki; sanatın olduğu yerde nezaket vardır, “dem alma” sanatı vardır, kadim bir adap vardır. Kültür festivalleri toplumsal düzeni bozmaz; aksine kuşaklar arası köprü kurarak toplumsal barışı ve görgüyü pekiştirir.
Esnafın ve Geleceğin Yanındayız
Bugün “israf” diyerek hedef alınan etkinlikler;
- Esnafın nefesidir,
- Gençlerin umududur,
- Şehrin tanıtımı ve geleceğidir.
Şanlıurfa’nın ihtiyacı içine kapanmak değil; daha fazla üretmek, daha fazla görünür olmak ve daha güçlü bir şehir haline gelmektir.
Kültürü “yozlaşma” gibi kavramlarla yaftalamak, bu toprakların binlerce yıllık birikimine yapılmış açık bir saygısızlıktır. Bu şehir, tarih boyunca farklı kültürleri taşıyabilmiş bir medeniyet merkezidir; dar kalıplara sığdırılamaz.
Bu festival sadece bir sahne performansı değildi; Urfa esnafının umudu, turizmin can suyu ve gençlerimizin vizyonuydu. Bu kararla sadece bir “eğlence” değil, şehrin ekonomik döngüsü ve tanıtım potansiyeli de sekteye uğratılmıştır.
Tarih Susmaz, Biz de Susmuyoruz
Göbeklitepe’den Balıklıgöl’e, müziğinden gastronomisine kadar dünya mirasına yön veren bir şehrin “kültür yolu” kapatılamaz. Şehrimizin sokaklarının sessizliğe gömülmesine razı olmayacağız.
Sonuç Olarak;
Bizler, Urfa’nın kültürel mirasına sahip çıkıyoruz. İptal kararının yeniden değerlendirilmesini, sanatın ve kültürün siyasetten veya yapay kaygılardan üstün tutulmasını talep ediyoruz.
Açıkça ifade ediyoruz:
Şanlıurfa’yı geri götürmek isteyen, şehri korku ve yas üzerinden yönetmeye çalışan bu anlayışı kabul etmiyoruz!
Bu şehir ne yasla susturulur ne de korkuyla yönetilir.
Şanlıurfa büyümeye, üretmeye ve dünyaya açılmaya devam edecektir.”
